Dün sabah işe gelirken bir gece önce yaptığım tiramisuyuda yanımda getirdim. Masama geldiğim an, kapıdan da Dilek girdi. Elinde de bir poşet. Acaba nedir diye bakarken, o da kendi yaptığı keki getirmiş. Hadi çay alalım önce kekleri yiyelim derken, Ayzıt geldi ve size mozaik pasta yaptım dedi. Toplu halde şeker komasına gireceğiz. Mecburen bütün tatlıları yeme sırasına koyduk.
Sabah çayına Dilek’in çikolatalı keki, öğlen yemeğinden sonra benim yaptığım tiramisu ve ikindi çayında mozaik pasta. Dün Onur‘da 2 haftalık Portekiz ve Almanya gezisi’nden döndüğü için bir kutu çikolata getirmiş, bir de arada onu yedik.
Dilek’in yaptığı kek çok lezzetli olmuş. Şirket çalışanları olarak sabah kahvaltısını bu kekle yaptık. Onur’da bize Portekiz ve Almanya anılarından bahsetti. Bu arada şirkette de öğlen yemeğinde tatlı olarak krem şokola çıkmış, ama onu yemedik. Çünkü benim yaptığım ve öğlen yemek üzere dolaba koyduğum tiramisu vardı. Yemekten döndükten sonra tiramisularımızı yedik, üstünede Türk kahvelerimizi içtik. Akşam üzeri sıra Ayzıt’ın mozaik pastasına geldi. Onuda çayla beraber bir güzel midemize indirdikten sonra, eve gitmek üzere şirketten ayrıldık.
Bu kadar tatlı yiye yiye n’olacaz bilmiyorum. Ama ağzımızın tadı hiç bozulmasın.
Leave a Reply