Bu sabah mutfakda Can’a kahvaltı yaptırmaya çalışırken, haberleri dinlemek için televizyonu açtım ve tesadüfen TRT1 ‘de canlı yayında bir diyetisyen bayanın konuştuğunu gördüm. Birden işyerinden arkadaşım Onur‘un annesi olabilir mi diye aklımdan geçirdim. Daha önce Onur bana Portekiz gezisinde çektiği resimleri göstermişti, o resimlerdeki annesinin görüntüsü aklımda kalmış demek ki, çünkü tahminim doğru çıktı. Biraz sonra altyazı geçtiler, Prof. Dr. Nilgün Karaağaoğlu, Hacettepe Üniversitesi …Tabii ekranda yazan üniversite yanlış, kendisi Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesiydi ve şu anda çalışmıyor. Beslenme,vitaminler, çocuk beslenmesi ve obezite hakkında şöyleşi yaptı.
Ben de sürekli diyet yapmaya çalışan biri olduğum için dikkatimi çekti bu program. Bu kadar lezzetli yiyecekler varken, insanın iradesine hakim olması çok da kolay değil. Ben hamileyken anlamadığım bir şekilde 6 ayda 25 kilo aldım. Çok da yemedim ama herhalde yıllardır hep dikkatli beslendiğim için, ne yesem herşey kilo olarak bana geri döndü. Doğumda da sadece 7 kilo verince 18 kiloyla başbaşa kaldım. Emzirdiğim için diyette yapamadım. Yıllarca zayıf yaşayıp da, sonra birden bire aynanın karşısında kendini böylesine kilolu görmek hiç hoş bir duygu değil. Hiç kilo veremeden işe başladım. Can 9 aylık olduğunda bundan sonra birazda kendime dikkat edeceğim diye karar verdim ve Can 1 yaşına geldiğinde ben 13 kilo vermiştim. Şimdi ise sadece 2 kilo fazlam var ve onu vermek için aylardır çabalıyorum. Ama bu siteyi yapmaya başladıktan sonra kilo vermem durdu biraz. Çünkü insan bir şey yaptığı zaman, tadını kontrol etmek için az bile olsa tadına bakıyor ve bu tadımlık atıştırmalar diyet programını alt üst ediyor. Önümüzdeki günlerde bakalım bu 2 kilo fazlayı verebilecek miyim?
Sevgili Harika,
Umarım sadece adınızla hitabımı hoş karşılarsınız, çünkü beslenmeye olan çok yönlü ilginiz nedeniyle Onur sayesinde adınız evimizde çok geçmeye başladı.
O günkü söyleşi için stüdyoya alındığımda sohbete başlayacağımız anda tanıtım yazısındaki hataları ben de fark ettim ama düzeltmek için artık çok geç olmuştu.
Beslenme dışında ne ünüversite ne fakülte ne de bölüm doğru idi.
Konuşma içeriği ile ilgili bir yorum yazmamışsınız. Doğaldır ki böyle programlarda çok kısa süre içerisinde kapsamlı sorulara yeterli yanıt verilemiyor. İzleyicilere kısa ve akılda kalıcı mesajlar vermeye çalışıyoruz. Hedef yerini buluyor mu bilemiyorum.
Bir de özellikle böyle haber programlarında, sunucu ile bir ön çalışma yapıp akışı kontrol etme olanağı olmuyor, neyse az da olsa bir farkındalık yaratılabiliyorsa ne mutlu.
Umarım en kısa zamanda fazlalıklarınızdan kurtulursunuz. Zira her geçen yıl bu iş önceki yıldan daha zor olacak, bu kaçınılmaz bir gerçek……..
Sevgiler
Nilgün Karaağaoğlu
Merhaba Nilgün Hanım,
Cuma günü tesadüfen görüp seyrettiğim söyleşinizi çok beğendim.
Dengeli beslenmeye önem verilen bir aile ortamında büyüdüğüm için, beslenmeyle ilgili konular her zaman ilgimi çeker. Verdiğiniz bilgiler bence çok güzeldi. Çocuklarla ilgili söylediğiniz özellikle, bazı çocuklar iştahsız olabiliyor cümlesi, aile büyüklerinin de kabullenmesi gereken bir gerçek. Çünkü benim oğlumda küçükken iştahsızdı, 4.5 aylıkdan itibaren emmeyi azalttı(günde 3 veya 4 kere emerdi), mama yemeyi de reddetti, halen mama gibi pütürsüz yiyeceklerden midesi bulanır ve ben çok zor büyüttüm 1 yaşına kadar. Ama bunu aile büyüklerine ve hatta doktoruna anlatmakta zorlandım. Neyse, artık iştahsızlığı kalmadı da, rahatladım.
Bilinçsizce vitamin kullanan büyükler ve çocuklarına bilinçsizce vitamin kullandıran ailelerle dolu çevrem. Arkadaşlarımın çoğu çocukları düzgün besleniyor olmasına rağmen, çocuklarına vitamin veriyor. Çocukların boğazından geçen lokmanın kaliteli olmasıyla ilgilenen çok az. Genelde, yesinde ne yerse deniyor. Bir dilim pizza ile bir tabak kurufasulye arasında fark görmeyip, çocuklarını fastfood ile besleyen aileler gittikçe çoğalmakta.
Bence, dengeli beslenme konusunda toplumumuz daha duyarlı olması gerekmekte ve umarım dinlemenin yanısıra bu dinlediklerimizi de uygulamayı başarabiliriz.