Harika ile Yemek Sohbetleri
Ağu
16
Alışveriş
Harika in sohbet

Dün akşam yemekten sonra alışveriş yapmak için oğlumla beraber evimize yakın olan alışveriş merkezlerinden birine gittik. Bu tarz yerlere çocukla beraber gittiniz mi çıkmanız çok zor oluyor. Çünkü çocuklar için o kadar cazip alanlar var ki. Arabayı park ettikten sonra, güvenlikden geçtik veeeee ilk durak pet shop. Oraya girmeden mümkün değil alışveriş katına çıkamıyoruz. Neyse hayvanları çok seviyor ne güzel diye kendimi teselli edip, girdik mağazaya. Küçücük köpekler, kediler kafeslerin içinde.(Doğrusu onların bu hali beni çok üzüyor. Küçücük kafeslere sıkıştırılmış, havasız ortamda kımıldayacak bile yer yok ve hayvanlar orada kendisini satın alacak birilerini bekliyorlar.) Oğlum, önce hepsinin tek tek kafeslerine yaklaştı, her kafesin önünde hayvan taklidi yaptı. Sonra balıkların, kurbağaların akvaryumlarını ziyaret etti, hepsini dakikalarca inceledi. Anne bizde alalım diye tutturdu. (Alalım ama  evden sabah çıkıp, akşam geliyoruz. Hayvanlarada yazık. Sırf kendi zevkimizi tatmin etmek için bütün gün onlara tek başlarına eve kapatamayız ki.) Hayvanlara yazık olur diye uzun bir ikna sürecinden sonra oraya gelen diğer çocuklara tek tek hayvanları tanıtmaya kalktı.

 Zar zor oradan ayrıldıktan sonra oyun alalına gitmek istiyorum diye tuturunca mecburen en üst kata çıktık. O oyun alanları da herkesin elini değdiği için, eminim mikrop yuvası. Sadece  bir jetonumuz var, bu yüzden bir tanesine binebilirsin deyip, mümkün olduğunca az vakit geçirmeye çalıştım. Oldum olası bu tarz yerlerde çocukların vakit geçirmelerini çok sağlıksız buluyorum. Havasız, güneşsiz, suni ortamlarda çocuk ne kadar sağlıklı kalabilir ki. Zaten doktorlar alışveriş merkezlerinde çocuğu çok dolaştırmayın, kolay hastalanır diye uyarıyorlar. Neyse buradan da çıktıktan sonra oyuncak dükkanına daldı. Birinden kurtulurken, diğerine yakalanıyoruz. Hepsi de birbirinden albenili olunca çocuğa da bir şey diyemiyorsunuz ki. Bir müddet de burada zaman geçirdik. Anne bana şunu al, bunu al. Ama Can bir şey almamı istediği zaman “onu alamayız, paramız yok veya herşeye sahip olamayız” gibi açıklamalarda bulunup, almama konusunda kararlı olduğumu bildiği için çok fazla ısrar etmez. Mağaza da bir süre daha oyalandıktan sonra en sonunda esas gelme sebebimiz olan yiyecek alışveriş katına indik. Bazı sorumlulukları alabilsin ve kendine güveni olsun diye Can’ın alabileceği raflarda olan ürünleri, çok ağır veya tehlikeli değilse(deterjan gibi), sepete alıp koymasını isterim. Mesela, yoğurt, süt , ekmek gibi onun boyunun yetebileceği raflardan istediklerimi belirtirim ve alıp sepete koyar. Bazen kendi istediği yiyecekler, içeceklerde olur, ama sadece bir tane alabileceğimi ve tercih yapması gerektiğini söylerim. Böylece hangisini istiyorsa, tercihde bulunur.

Alışverişi de bitirdikten sonra arabaya binip, eve doğru yola çıktık. Ama karnı acıkmaya başladığı için herşeye mızırdanmaya başladı. Eve kendimizi zor attık. Hemen yoğurt çorbasını ısıttım ve akşam saat 21:30 civarında bir kase çorba içti. Karnı doyunca biraz daha sakinleyip oyun oynamaya başladı. Can televizyon seyretmeyi sevmediği için, beraber legolarla oynarız veya yap-boz yaparız veya onun istediği oyunları oynarız. Saat 22:30 civarındada gece sütünü içti ve saat 22:50 gibi uyudu. Zaten O uyuyunca, ben de onun peşinde koşturmakdan yorulduğum için kısa bir süre sonra yatarım.

Leave a Reply